19 Aralık 2007 Çarşamba

Türk edebiyatından seçmeler ya da seçmemeler...

......"Çocuktum, ufacıktım, top oynadım acıktım.Buldum yerde bir erik, kaptı bir ala geyik.." diye başlar Ziya Gökalp'ın Ala Geyik adlı muhteşem şiiri..Bir çocuk şiiridir belki ama tam 86 dizeden oluşur.Ve bendenizin ezberlediği ilk ve nadir şiirlerden biri de budur sayın seyirciler..Tahminen üç ya da dört yaşlarındayım o zamanlar..Gerçekten inanılmaz bir yeteneğim olduğunu, heroes'daki malum 'şirket'in bile daha keşfedemediği yıllardan bahsediyorum burada!Kendi kendime okuyup duruyorum bu şiiri en aşırı şizofren halimle..
Bir de "Kurşun Asker" adında incecik bir kitabım vardı, her nasılsa onu da ezberlemiştim manyak gibi..Bilmeyenler için anlatayım hikayeyi; bu kurşun asker, malum oyuncak tabiyatlı bir kahraman, neyse balerin bir hatuna tutuluyor, ki o da oyuncak, sonra arada bir aksiyon sahnesi oluyor, savaş mı yoksa kuğu gölü balesi mi onu tam hatırlamıyorum ama, hooop bizim balerin ağzı açık olan bir fırına dalıyor, muhtemelen kuğu gölünde mi üşüttü artık nedir bilemem, sonra bizim kurşun da delikanlı ya, "ulan ben senin aşkından yandım odun alevi bana vız gelir, ben gizli alevin hizmetkarıyım,anor alevini kullanırım, burdan geçemezsiiin" falan diyor da o başka bir yerdeydi anlamsız oldu, neyse sonra bu da pattadanak atlıyor kızın yanına hikaye de orda bitiyor.. Halbuki orda daha çoook balerin vardııı, ne bileyim kibritçi kız vardııı, kırmızı başlığı olandan tut da pamuk ihtiva edene kadar say say bitmez, hatta cinsel tercihine göre parmak çocuğa bile takılabilirdi, salak işte..Ama gerçekten de ne olursa olsun ezberelemeye değer bir kitaptı, alanlardan Allah razı olsun..
Faydalı bir yazı olduğu kanaatindeyim sayın seyirciler, siz de faydalanabildiyseniz ne mutlu Türküm diyene..O zaman hep birlikte kurşun askerin hislerine tercüman olalım, ne demiş şair: Sana aşkım minimum, sana öfkem maksimum!!! Günaydın, iyi günler ve iyi geceler...

Giriş, gelişme, ve tekrar giriş...


......ilk dakikalarda ne yazmam gerektiğine dair herhangi bir fikrim yoktu!O "ilk dakikalar" şu an itibariyle akıp geçen zaman dilimini ifade ediyor sanırsam..O yüzden şimdi gözünüzle takip ederek beyninize zerk ettiginiz bu satırlardan bir mana çıkarma çabasını nafile buluyorum açıkçası.Zaten 'aman edebi bir şeyler yazayım, aman da kendimi burada ifade edeyim, farklı olayım, farkı hissettireyim, Finalle siz de kazanacaksınız' tarzında bir düşünce yapısına sahip olmadığım, belki de olamadığım için saçmalama özgürlüğümü kullanıyorum haddimi aşmadan..Şimdi sıkı durun!Iç dünyamdan ismini vermek istemeyen bir ses şu anda canlı yayında..O zaman neden yazdın tüm bunları diyor bana arsız arsız..Sizleri denemek için tabi ki..Hani okuyor musunuz bakayım gibisinden!Yoksa asıl hikaye az sonra baslıyacak..Aaa hazır okuyorken bir de araya 'bunu yazan tosun......' mu sıkıştırsam acaba!Komik olabilir..Olmaz mı??Bence de olmaz..
......O ilk dakikaları geçtik sayın seyirciler!Bir topluluğun önüne çıkıp bir şeyler yapmaktan kaynaklanan ve adı da muhtemelen"toplulukönücamcambişeyyapdaöpsünseniamcamfobi" olan o stresten kurtulmuş bulunuyorum sayenizde..Çekingenliğimi üstümden attım ve ekrana bakarak derin bir nefes aldım..Haa bir de unutmadan söyliyeyim, kırıklarımı aldırdım kalbimin ama ruhumu asacak bir portmanto bulamadım henüz!Öncelikle merhaba blog dostları, sevgi böğürtlenleri ve tüm ısırgan otları..Artık benim de bir 'blog'um var!Neden var ya da neden şimdi gibi soruları kendime sormak istedim aslında ama galiba bulabildiğim yegane cevap: CAN SIKINTISI. Siz de geceleri yatağınıza yattığınızda o günde eksik bir şeyler olduğunu hiç farkettiniz mi..?Veya uyanmanızın hemen akabinde banyoya gidip, önce çişinizi edip sonra da elinizi yüzünüzü yıkadığınızda, günün geri kalan kısmında neler olacağına dair belirgin bir fikrinizin olmadığı hiç görüldümü..? Eger bu soruların ikisinden birine ya da ikisinden ikisine "eveeeet" yanıtını veriyorsanız artık sizin de acilen bir "apşeypır"a ihtiyacınız var demektir!.. "apşeypır", vücuttaki fazla yağı şıpp diye alır, yerine bilumum miktarda kası, kılı, tüyü falan fırtt diye koyar..Kolay kullanımı sayesinde klozet kapağınızı temizlerken bile "apşeypır" mucizesinden faydalanabilir, hayatınıza derin manalar katabilirsiniz..Ama daha bitmedi, eger şimdi ararsanız, IQ seviyesi hamam böceği ile eşit olan izleyicilerimize bu asrın icatı aletin kullanım kılavuzunu ve hiç alakası olmamasına rağmen ramboda bile bulunmayan bu bıçak setini armağan ediyoruz, hem de ücretsiz.Yani hem armağan hem ücretsiz..Böyle de elibol bir sirketiz ayıptır söylemesi! Yahu bir dakika....Hatta sunu iki yapalım..Ben baska bir seyden bahsediyordum ama neden bahsettiğimi de unuttum gibi..Neyse bosverin siz ne dediğimi, bu günden itibaren bu blog'da beynimin kıvrımlarından dökülen beklenmedik sohbetleri, basıma gelen ve daha sonra da basımdan gecen olağandısı hatta "iks faaayıls"a bile konu olan olayları, kendi yazdıgım ama seker kız kendi ile hiç alakası olmayan kısa hikayelerimi ve senaryolarımı takip edebilrsiniz..Simdiden arkanıza yaslanın..Ve koltukta gezinen siyah kıllı böceği sırtınızla bir güzel ezdikten sonra tekrar öne eğilin..Bir sonraki satırlarımda görüşmek ümidiyle, esen kalın efendim..Günaydın, iyi günler ve iyi geceler...